Open your arms to change, but don't let go of your values

Posts tagged “folk music

AGITATOR, Radik’in yeni albümü

Tuva Türkü Hömey  şarkıcısı Radik Tyulyusun yeni albümü ” AGITATOR” çıktı.   Radik müzik çalışmalarına Huun Huur Tu , Chalama Project ve Solo konserleriyle dünyanın heryerinde devam etmektedir.

Albüm ile aynı adı taşıyan ilk parça ” Agıtator”

Advertisements

AGITATOR, Radik’in yeni albümü

Tuva Türkü Hömey  şarkıcısı Radik Tyulyusun yeni albümü ” AGITATOR” çıktı.   Radik müzik çalışmalarına Huun Huur Tu , Chalama Project ve Solo konserleriyle dünyanın heryerinde devam etmektedir.

 

Albümün 2. parçası “HOOMEYIM” ( Hömeyim )  Moskova, DOM konseri

 


Folk Song / Kara Corgo (Kara Yorga)

Kara jorga bolmasa , bidin sani keler me,
Kos etek koilek kimese , kizdin sani keler me.
Al kanekei joldastar , bireuin shik toi bastar,
Toi degende deidi eken , domalaidi ku bastar.

Al kalaiik bilender , bilenizder suigenmen,
Basinizdar shattanip , kara jorga bine.
Kossin barlik beinege , kan tarasin denege,
Kara jorga bolmasa , toidin sani keler me.

Kara jorga oinandar koi dese de koimandar,
Kos jurektin shattigin dal osilai toilandar.
Kele bermes ingaiga , dal osindai kun kaida,
Oinanizdar jamagat , bilenizder mundaida.

Shaldar jurse shattanip , janarinan ot janip,
Bi bilesin maidanda , kempirine maktanip.
Kempir jursin kenkildep , ak jauligi jelpildep,
Shaldarina koz kisip , bi bilesin selkildep.

Bile jengem bilegim , mina toidin guli edin,
Agalardin kalaida , dir-dir etkiz juregin.
Salauatti agasi , azamattin sarasi,
Bilep jatkan silkildap , kelnshekterge karashi,

Bile-bile jigitter , janip turgan umitter,
Shikkaninsha toktama , mandaiinan tunik ter.
Bile kizdar buralip , sauik sairan kuratip,
Jaulasin bir ot sezim , jurekterde surapil.

Kizdar solai mazdasin , jurek kilin kozgasin,
Korgen kezde jigitter , talip tuse jazdasin.
Gashiktarda til katip , jurekterdi jir katip,
Kiz ben jigit kosilip , bileu degen bir bakit.

Bile-bile suluim , kandai gajap kuluin,
Sirtildasin sausagin , bilkildasin buinin.
Anau turgan boijetken suikimdi edi-au oi netken,
Talailagan jigittin , jurekterin soiletken.

Kara jorga bolmasa , bidin sani keler me,
Kos etek koilek kimese , kizdin sani keler me.
Al kanekei joldastar , bireuin shik toi bastar,
Toi degende deidi eken , domalaidi ku bastar.

Türkçesi :

Kara jorga olmasa, oyunun tadı çıkar mı?
Çifte etek göynek giymese, kızın güzelliği gelir mi?
Ah, nasılmış, yoldaşlar, birisi çıksın, toy başlar,
Toy diyende denilir ki, soluklanır şu başlar.

Ah, halk, oynayın, oynayın sevdiğinizle,
Başlayınız şadlanıp, kara jorga oyununa.
Katılsın herkes oyuna, kan koştursun bedende,
Kara jorga olmasa, toyun tadı çıkar mı?

Kara jorga oynayın, “bırak” deseler de bırakmayın,
Çifte yürek şadlığı gibi, öyle toylayın.
Denk gelmez her zaman, böyle bir gün nerede?
Oynayın cemaat, oynayın böylesinde.

Yaşlılar yürüse şadlanıp, gözlerinde ateş yanıp,
Oyun oynasın meydanda, kempirine övünüp.
Kempir yürüsün kıkır kıkır, eşi yerinde duramayıp,
Yaşlısına göz kısıp, oyun oynasın (ona) benzetip.

Oyna gelinim, dileğim, bu toyun gülü idin,
Ağaların ne de olsa, güp güp atsın yüreği.
Değerli ağalar, azametli civan mertlerimiz,
Toy toylayan şen şakrak, gelinlere bir bakın,

Oynayın, oynayın yiğitler, yanıp durur ümitler,
Çıkmaya bekleme, alnında berrak ter,
Oynayın kızlar yandan, eğlence seyranı kurup,
Sarsın ateşli duygu, yüreklerde fırtına.

Kızlar şöyle yandırsın, yürek telin tınlatsın,
Gözle gören yiğitler, dalıp düşeyazsın (?).
Aşıklara yürek katan, yürekleri türkü katan,
Kızla yiğit birleşip, toy denen bir baht bu.

Oyna oyna, sevdiğim, ne kadar hoş gülüşün,
Tıkırdasın parmağın, kıpırdasın oynağın,
Şurada duran boyu yetmiş, ne kadar da hoşuma gitti!
Ne kadar çok yiğitin yüreklerini söyletmiş.

Kara jorga olmasa, oyunun tadı çıkar mı?
Çifte etek göynek giymese, kızın zerafeti gelir mi?
Ah, nasılmış, yoldaşlar, birisi çıksın, toy başlar,

Toy diyende denilir ki, soluklanır şu başlar.


Kazakh Folk Song (Aynur Qalay – Jalghan Ay)

Tez geçer dünya oy,çar çabucak oy
Oynayıp gülüşün yaraşır,yaş çağında (genç çağında) ey dünya oy,
(Başka) Kişi yari kişiye yar olmuyo,oy oy
Balasın gibi (yavrusun gibi) bağrına basan beni ey dünya oy

Yalan oy,yalan dünya oy
Yanmayıp sönen arzu oy
Yare layık bir kalkan olanın
Canını derde salan oy

Ne yazık oy,yazık oy
Dünya (can) niçin en tatlı olandır oy!
Yaraşanı kınar (yere batırır)
Tuz deminde o ,yad(uzak olan) ile oy

Birileri mest,asumandaki (gökteki) ayı alanda oy
Dönüşende biri mest,peygambere oy dünya
Sudan taze,sütten ak
Kim var dersin oy oy?
Bu dünyada kirsiz(günahsız)
Sebiler gene oy dünya . (günahsız olanlar gene sadece sebilerdir)

Çeviri: Dengiz Turan


THE ORPHAN’S LAMENT, HUUN HUUR TU


Huun Huur Tu – Ödügen Taiga

ÖTÜKEN TAYGASI
Ötüken Taygası, yurtlarım ben
Islak çimen koklarım ben
Çalımlı tayga, yurtlarım ben.
Ardıç, çimen koklarım ben.

Karacanın altına bağlayıp eğeri
Elini ayağına derleyip gel
Geyik altına bağlayıp eğeri
Eğerini ayağına derleyip gel

ÖDÜGEN TAiGA
The Ödügen Tayga is my home
I smell the sedge and grass
The rocky tayga is my home
I smell the junipers and grass

Come, riding your reindeer stag
The feet of the roe doe tied to the saddle
Come, riding your reindeer hind
The feet of the maral doe tied to the saddle


Gökyüzünü bulutların sardığı zamanlarda bulutların arasından sızan gün ışığı HUUN-HUUR-TU

Gökyüzünü bulutların sardığı zamanlarda bulutların arasından sızan gün ışığı HUUN-HUUR-TU

İlhamlarını Asya Türk kültüründen, Şamanizmin derin derin hissedişinden, doğa sevgisinden, insan sevgisinden alan ve New York Times’ın “Müziğin mucizesi” olarak tanımladığı dünyaca ünlü Huun Huur Tu müzik topluluğu Türkiye’de.

GRUBUN İSMİ NEREDEN GELİYOR?

Farklı bir tarz olsun istedik güneş gibi vursun, çarpsın anlamında. Gökyüzünü bulutların sardığı zamanlarda bulutların arasından sızan gün ışığı demek.

Daha önce dünyaca ünlü Frank Zappa, The Cheieftains, Guitar gibi gruplarla çalışmalarda bulundunuz, Türkiye’den kimlerle çalışmak isterdiniz?

Tam olarak ünlü müzisyenlerinizi tanımıyoruz, bu konuda bilgi alıp eğer o müzisyenler de isterlerse Türkiye’de de çalışmalar yapmak isteriz.

1997’de Türkiye’de bulunduğunuzda Bulgar grubu Angelite ile konser verdiğinizde, o zamanki Türkiye ile şimdiki Türkiye arasında bir fark görüyor musunuz?

Daha önce İstanbul’a geldik, şu an ilk defa Anadolu’ya geliyoruz. Bir karşılaştırma yapmamız oldukça güç.

Şarkılarınızın ana teması genelde hikâye odaklı, mesela chira khoor (cırra hor) şarkısında kocası kendisinin kol ve ayaklarını kestiğinde kendi kendini iyileştiren altın prenses Aldyn (dangynal)’ın hikayesinden söz eder.

Huun Huur Tu

Huun Huur Tu

Bu hikâyelerin ve şarkıların ilham noktası nedir?

Ortaya çıkış serüveninden bahseder misiniz?

Bu şarkıları biz tarih boyunca, hayat boyunca gezerek, Tuva da ve Moğolistan’da yaşayan halk hikâyelerinden çıkarıyoruz. Dilden dile yayılarak günümüze ulaşmış mistik hikâyeler.

NEDEN GELENEKSEL ÇALGI ALETLERİ KULLANIYORSUNUZ?

Bunları aletleri öğrenme süreciniz aileden mi geliyor yoksa müzikle uğraşmaya başladığınızda mı merak sardınız?

Bunlar bizim geleneksel aletlerimiz, babadan aileden gelmiştir. İlk öğrenme sürecimiz gelenekten ve ailemizden gelmektedir. Ayrıca bazı çalgı aletlerini grubumuzdan Alexsey Saurıglar yapıyor.

Müzik hayatınızdaki en büyük başarınız olarak tanımladığınız olay neydi?

Sahneye çıkışımız, böyle farklı bir müzik yapmış olmamız bir başarıdır. Bizim için de seyirciler için de birer hatıra oluyor. Yaptığımız çalışmalar hayatlarımızdan bir sahnedir. Halk yaptığımız müziği seviyorsa biz devam ederiz.

Favori şarkılarınız arasında en çok sevilen fly fly my sandess,orai la boldula gibi parçalar sizce neden bu kadar sevildi?

Halk bu şarkıları belki daha iyi hissediyor olabilir. Kelimelerin anlamlarını bilmeseler bile duyguları bu şarkıları sevmelerini sağlıyor.

Albüm isimleriniz; “Sürümde 60 atım var”, “Bir kartal olarak doğmuş olsaydım eğer” gibi geleneksel bir grup olduğunu çağrıştırıyor, geleneklerinizi özellikle vurgulamak için mi bu isimleri seçtiniz?

Elbette ki, ayrıca daha ayırt edici olsun, anlamları derin olsun diye bu tür isimler seçiyoruz.

Kaigal-ool Khovalyg

Kaigal-ool Khovalyg

9-Kayseriyi nasıl buldunuz?

Dağlar gözümüze çarptı ve muhteşemdi, burada kendimizi evimizde gibi hissettik. Tuva’dan, Sayan dağlarından çıkan Türklerin, neden buraya dağlık bölgeye geldiklerini anlıyoruz, öz ataları da dağlarda yaşamışlardı

10-Müziklerinizdeki ilham kaynağı nedir?

Bizim memleketimiz, dağlarımız, kültürümüz en büyük ilham kaynağımız. Amerikalı etnik müzik yapan bir müzisyen etnik müziği şöyle tanımlar; bizim yaptığımız müzik temel oluşturur. Bu şarkıları dinlerken dinleyicinin gözünün önünde resim çizer, o bölgelere gitmeyen kişi bu müzikleri dinleyip gözünde canlandırabiliyor. Bizim ilham kaynağımızın çıkış noktası da tam olarak, tabiatla insanın karşılaşması macerasını ve sevgisinin mesajını veriyoruz müziklerimizde, tabiat ve insan sevgisini buluşturuyoruz.

Müziğin Mucizesi


Altai kai-Kezer Tash


Altai Kai – Bahadır’ın Sözü

Bu güzel Altay’da,
Halı gibi güzel vadide,
Ak dağın eteğinde,
Ak denizin kıyısında
Hayatını boşuna yaşamayan
Bahadırımız yaşamış.

Oraya baksa, öyle değil,
Buraya baksa, böyle değil,
Oraya baksa, ayı gibi,
Buraya baksa, kurt gibi,
Korku sözlerini o bilmez,
Bahadırımız yaşamış.

Altay tarafından kutsanmış:
Attığı oku düz vurur,
Bindiği atı görkemli,
Yaptıkları dosdoğru
Söylediği sözü düşündürücü.
Dinleyin, dinleyin, dinleyin!

Sonuçta bahadır demiş:
”Gelir, gelir o günler de
Halı gibi güzel vadide,
Bu güzel Altay’da
Değişir, değişir yaşamımız!”

Altay’ıma zamanlar gelir,
Ulusumuz kötüleşip (ahlaksızca davranıp) yaşar,
Acı zehirli suyu içip,
Ulusumun sayı azalır
Altay’da, Altay’da, Altay’da!

Kişi, kişi anlaşmadan,
Örf ve adet ile savaşır.
Başka halk gelip,
Başka örf adetleri öğretir.
Öğretir, öğretir, öğretir!

Bir gün Altay’a
Genç Altay bahadır gelir.
Ulusumuz uyanır,
Altay ulusu birleşir,
İlerler, ilerler hayatımız!


Ancestors-Ögbeler-Atalar ( Lyrics in Tuvan -Turkish-English )

Yenesei - Ene sai - Yenisey

Ögbeler

Enesajym Sajan Taŋdym

Erte shagdan churtum chüve

Erig khojug sygyt khöömej

Egüür shagdan yrym chüve

Kargyraanyŋ ögbeleri

Khaja dashche khuulza-daa

Kadyg setkil ujaradyr

Kargyraalaar tölder biste

Khöömej sygyt ögbeleri

Közhee dashtar aparza-daa

Khörek chürek khajymnaldyr

Khöömejleer tölder biste

Kargyraanyŋ ögbeleri

Khaja dashche khuulza-daa

Khöömej sygyt ögbeleri

Közhee dashtar aparza-daa

 

Atalar

Yeniseyim, Sayan Tandım!

Erken çağlardan yurdum ayakta!

Eriyip koyulaşıp sıgıt kömey,

Akar çağlardan türkülerim ayakta!

Kargıranın ataları

Kayaya taşa koyulsa da,

Üzüntüden uzak tutan

Kömeyler çoğalır bizle.

Kömey Sigit ataları

Köşe taşlarında aparsa da

Sandık yürekte kalırlar

Kömeyler dölverir bizle.

Kargıranın ataları

Kayaya taşa konulsa da,

Kömey Sigit ataları

Köşe taşlarında aparsa da.

 

 

Ancestors

My Yenesei, my Sayan, and my Tannu

are truly my ancient land.

Melted and thick sygyt and xoomej

are truly my ancient song.
Although the ancestors of kargyraa

morphed into petroglyphs

There are kargyraa-singing decendents with us

who cast away bad moods
Although the ancestors of xoomej and sygyt

became stone monuments

There are xoomej-singing decendents with us

who make the chest and heart boil
Although the ancestors of kargyraa

morphed into petroglyphs

Although the ancestors of xoomej and sygyt

became stone monuments


ER TURAN (ŞARKI SÖZLERİ/SONG LYRICS)

 

Gelsin yeniden Ulu günler,
Allah ona hayat ver.
Bölüneni kurt kapar,
Birleşin, birleşin.

Ömür de geçip gidiyor,
Arzularımız eriyip bitiyor.
Geleceğine sahip çık Turan,
Olmaman için zaman gidiyor.

Kime gerek yuvarlak (yetim) başın,
Yurdun için doğdun sen.
Turan oğlu zarar görmesin,
Turan tuğu inmesin.

Kimler seni alıkoydu,
Er İdil’in torunları (tohumları).
Yeniden doğdu cesur oğlan,
Yeniden doğsun Türk kanı.

Türk kanı dolaşınca (dalgalanınca),
Tek bir şey kalmaz bu alemde.
Güneş’in ta kendisidir gülümseyen,
Nurunu saçar tüm insanlara.

Türk kanı dolaşınca,
Tek bir şey kalmaz etrafta.
Tüm dünya silkelenir bir anda,
Parlayınca ta kendisi Güneş’in.

Yırtılınca halkın yakası,
Başına nişan alır bilek taşı.
Gelen-geçene yem olursun,
Esneme, aklını başına al.

Ey Turan’ın geniş bozkırı,
Ortaya çıkmazsa halkın bilgini,
Gelen-geçene yem olursun,
Esneme, aklını başına al.

Ateş ve sudan yaratıldı,
Bilge Turan, Evlat Turan.
Kurtarın Dünyayı,
Karanlığın kanadından.
Dağıt (huzurunu boz) üstündeki kara bulutları,
Zirvesine çık sonsuz Alp’in.
Nerede Gök Kurt’un (Gökbörü’nün) mevlası,
Nerede Bozkır Kuşunun sahibi.

Nerede dalgalanan tuğun (bayrağın) nerede,
Nerede çırpalanan oğlun,
Sis yeniden düşmez mi?
Turan yeniden doğmaz mı?

Gelsin yeniden Ulu günler,
Allah ona hayat ver.
Diri kalan ruhlar,
Dirilin, dirilin.

Önündedir hala Ulu günler,
Bölüneni kurt kapar (yer),
Birleşiniz, birleşiniz.


Huun- Huur-Tu Ancestors şarkı sözleri

Atalar
Yeniseyim, Sayan Tandım!
Erken çağlardan yurdum ayakta!
Eriyip koyulaşıp sıgıt kömey,
Akar çağlardan türkülerim ayakta!

Kargıranın ataları
Kayaya taşa koyulsa da,
Üzüntüden uzak tutan
Kömeyler çoğalır bizle.

Kömey Sigit ataları
Köşe taşlarında aparsa da
Sandık yürekte kalırlar
Kömeyler dölverir bizle.

Kargıranın ataları
Kayaya taşa konulsa da,
Kömey Sigit ataları
Köşe taşlarında aparsa da.

Ancestors
My Yenesei, my Sayan, and my Tannu
are truly my ancient land.
Melted and thick sygyt and xoomej
are truly my ancient song.

Although the ancestors of kargyraa
morphed into petroglyphs
There are kargyraa-singing decendents with us
who cast away bad moods

Although the ancestors of xoomej and sygyt
became stone monuments
There are xoomej-singing decendents with us
who make the chest and heart boil

Although the ancestors of kargyraa
morphed into petroglyphs
Although the ancestors of xoomej and sygyt
became stone monuments

Traslated by TyvaWiki

Yenesei  - Ene sai  -  Yenisey

Yenesei – Ene sai – Yenisey


Yenisey kelimesi sözkökü olarak Türkçedir. Yenisey kelimesi Eski Kırgız Türkçesinde “Ene-Say” şeklindedir. “ene”, ana, anne, esas, temel manasına gelirken “say” ise nehir yatağı, vadi manalarına gelmektedir. Tuva Türkleri ise Büyük Akarsu anlamında Ulug-hem demektedirler.


TYVA: THE SOUNDS OF NATURE – Documentary

TYVA: THE SOUNDS OF NATURE

Sean Quirk came to Tyva to study the local phenomenon of throat singing 8 years ago and stayed in Kyzyl. He fell in love with a local woman and got used to a shabby Russian car. Elizabeth Gordon came to Tyva from Australia, to collect material for her thesis on womens’ throat singing in Tyva. Let’s find out what attracts people from around the globe to Tyva and what makes them stay in this ancient land of music, nomads and austere nature.

http://huunhuurtu.wordpress.com/

huun-huur-tu

huun-huur-tu