Open your arms to change, but don't let go of your values

MUSIC VIDEO

AGITATOR, Radik’in yeni albümü

Tuva Türkü Hömey  şarkıcısı Radik Tyulyusun yeni albümü ” AGITATOR” çıktı.   Radik müzik çalışmalarına Huun Huur Tu , Chalama Project ve Solo konserleriyle dünyanın heryerinde devam etmektedir.

Albüm ile aynı adı taşıyan ilk parça ” Agıtator”

Advertisements

AGITATOR, Radik’in yeni albümü

Tuva Türkü Hömey  şarkıcısı Radik Tyulyusun yeni albümü ” AGITATOR” çıktı.   Radik müzik çalışmalarına Huun Huur Tu , Chalama Project ve Solo konserleriyle dünyanın heryerinde devam etmektedir.

 

Albümün 2. parçası “HOOMEYIM” ( Hömeyim )  Moskova, DOM konseri

 


Folk Song / Kara Corgo (Kara Yorga)

Kara jorga bolmasa , bidin sani keler me,
Kos etek koilek kimese , kizdin sani keler me.
Al kanekei joldastar , bireuin shik toi bastar,
Toi degende deidi eken , domalaidi ku bastar.

Al kalaiik bilender , bilenizder suigenmen,
Basinizdar shattanip , kara jorga bine.
Kossin barlik beinege , kan tarasin denege,
Kara jorga bolmasa , toidin sani keler me.

Kara jorga oinandar koi dese de koimandar,
Kos jurektin shattigin dal osilai toilandar.
Kele bermes ingaiga , dal osindai kun kaida,
Oinanizdar jamagat , bilenizder mundaida.

Shaldar jurse shattanip , janarinan ot janip,
Bi bilesin maidanda , kempirine maktanip.
Kempir jursin kenkildep , ak jauligi jelpildep,
Shaldarina koz kisip , bi bilesin selkildep.

Bile jengem bilegim , mina toidin guli edin,
Agalardin kalaida , dir-dir etkiz juregin.
Salauatti agasi , azamattin sarasi,
Bilep jatkan silkildap , kelnshekterge karashi,

Bile-bile jigitter , janip turgan umitter,
Shikkaninsha toktama , mandaiinan tunik ter.
Bile kizdar buralip , sauik sairan kuratip,
Jaulasin bir ot sezim , jurekterde surapil.

Kizdar solai mazdasin , jurek kilin kozgasin,
Korgen kezde jigitter , talip tuse jazdasin.
Gashiktarda til katip , jurekterdi jir katip,
Kiz ben jigit kosilip , bileu degen bir bakit.

Bile-bile suluim , kandai gajap kuluin,
Sirtildasin sausagin , bilkildasin buinin.
Anau turgan boijetken suikimdi edi-au oi netken,
Talailagan jigittin , jurekterin soiletken.

Kara jorga bolmasa , bidin sani keler me,
Kos etek koilek kimese , kizdin sani keler me.
Al kanekei joldastar , bireuin shik toi bastar,
Toi degende deidi eken , domalaidi ku bastar.

Türkçesi :

Kara jorga olmasa, oyunun tadı çıkar mı?
Çifte etek göynek giymese, kızın güzelliği gelir mi?
Ah, nasılmış, yoldaşlar, birisi çıksın, toy başlar,
Toy diyende denilir ki, soluklanır şu başlar.

Ah, halk, oynayın, oynayın sevdiğinizle,
Başlayınız şadlanıp, kara jorga oyununa.
Katılsın herkes oyuna, kan koştursun bedende,
Kara jorga olmasa, toyun tadı çıkar mı?

Kara jorga oynayın, “bırak” deseler de bırakmayın,
Çifte yürek şadlığı gibi, öyle toylayın.
Denk gelmez her zaman, böyle bir gün nerede?
Oynayın cemaat, oynayın böylesinde.

Yaşlılar yürüse şadlanıp, gözlerinde ateş yanıp,
Oyun oynasın meydanda, kempirine övünüp.
Kempir yürüsün kıkır kıkır, eşi yerinde duramayıp,
Yaşlısına göz kısıp, oyun oynasın (ona) benzetip.

Oyna gelinim, dileğim, bu toyun gülü idin,
Ağaların ne de olsa, güp güp atsın yüreği.
Değerli ağalar, azametli civan mertlerimiz,
Toy toylayan şen şakrak, gelinlere bir bakın,

Oynayın, oynayın yiğitler, yanıp durur ümitler,
Çıkmaya bekleme, alnında berrak ter,
Oynayın kızlar yandan, eğlence seyranı kurup,
Sarsın ateşli duygu, yüreklerde fırtına.

Kızlar şöyle yandırsın, yürek telin tınlatsın,
Gözle gören yiğitler, dalıp düşeyazsın (?).
Aşıklara yürek katan, yürekleri türkü katan,
Kızla yiğit birleşip, toy denen bir baht bu.

Oyna oyna, sevdiğim, ne kadar hoş gülüşün,
Tıkırdasın parmağın, kıpırdasın oynağın,
Şurada duran boyu yetmiş, ne kadar da hoşuma gitti!
Ne kadar çok yiğitin yüreklerini söyletmiş.

Kara jorga olmasa, oyunun tadı çıkar mı?
Çifte etek göynek giymese, kızın zerafeti gelir mi?
Ah, nasılmış, yoldaşlar, birisi çıksın, toy başlar,

Toy diyende denilir ki, soluklanır şu başlar.


Kazakh Folk Song (Aynur Qalay – Jalghan Ay)

Tez geçer dünya oy,çar çabucak oy
Oynayıp gülüşün yaraşır,yaş çağında (genç çağında) ey dünya oy,
(Başka) Kişi yari kişiye yar olmuyo,oy oy
Balasın gibi (yavrusun gibi) bağrına basan beni ey dünya oy

Yalan oy,yalan dünya oy
Yanmayıp sönen arzu oy
Yare layık bir kalkan olanın
Canını derde salan oy

Ne yazık oy,yazık oy
Dünya (can) niçin en tatlı olandır oy!
Yaraşanı kınar (yere batırır)
Tuz deminde o ,yad(uzak olan) ile oy

Birileri mest,asumandaki (gökteki) ayı alanda oy
Dönüşende biri mest,peygambere oy dünya
Sudan taze,sütten ak
Kim var dersin oy oy?
Bu dünyada kirsiz(günahsız)
Sebiler gene oy dünya . (günahsız olanlar gene sadece sebilerdir)

Çeviri: Dengiz Turan


Kazakh Folk Song – Ak Tilek (Good Wishes)


Hey Hey Hey Altayım!

Hey hey hey Tuularım!
Hey hey hey Suularım!
hey hey hey Altayım!
Eneyimm!

 


LEGENDS ABOUT THE SHOOR ( Shoor is a kind of longitudinal flute, made of wood or dried hollow inside plant stem)

Shoor (Шоор)

It is a wind instrument. It is a kind of longitudinal flute, made of wood or dried hollow inside plant stem. Length is not less than 50-60 cm in diameter at the base of 1.5-2 cm. It is open on both sides. The wider end of the tube is pressed at the right half of the mouth to the upper teeth. Whistling sound is obtained by blowing air. Periodically closing and opening the outlet, as well as changing the air pressure, a performer receives sounds of basic overtone of the main tone. Shoor sounds softly, iridescently. The modus doesn’t have the certain height and depends on the length of the instrument.

LEGENDS ABOUT THE SHOOR

In one of legends of the hunters of the Todzhu region, it is told how one hunter, after severel days of fruitless hunting, made himself a shoor in the evening and, after eating, played upon on it long, sad melodies. Late at night the hunter suddenly heard a voice coming from the shoor, distinctly saying : “Tomorow you will catch a big wild animal that is blind in one eye.” The hunter, afraid, leapt up and looked around. There was nothing but the embers of the fire next to him and the night sound of the taiga around him. The hunter decided he was hallucinating and lay down to sleep. Waking early in the morning he went first to check his traps, snares, and self-firing crossbows. Once again they were empty. However, at the very farthest crossbows there lay a big elk stag. When the hunter began to clean it, he saw that animal was missing one eye. The animal probably at some point had its eye poked out by some branch or lost it in fight with another stag.

In a different legend of the hunters of the Chöön-Khemchik region it is told how two hunters were hunting at one camp. One of them was having great luck, and the other was having none. One evening, the luckless hunter made himself a shoor and, sitting by the fire, began to play it. The other hunter was one of the people the Tuvans call karang körnür,i.e. he had the ability to see inhabitants of the spirit world which is not given to every mortal. ( Tuvans consider that this kind of ability is not exclusive to lamas and shamans.) This hunter could see spirit-mistress of the taiga sitting upon the nose of the other, listening to his music with pleasure. Then, dozing off, she slipped off his nose, down the shoor and onto the ground. This was so amusing that hunter couldn’t contain himself and burst out laughing, telling the other hunter why he was laughing. They say that from then on the mistress of the taiga was insulted and this hunter never had luck in the hunt again.

Konstantin Khlynov

Listen Shoor by Radik Tyulyush


Huun Huur Tu – Ödügen Taiga

ÖTÜKEN TAYGASI
Ötüken Taygası, yurtlarım ben
Islak çimen koklarım ben
Çalımlı tayga, yurtlarım ben.
Ardıç, çimen koklarım ben.

Karacanın altına bağlayıp eğeri
Elini ayağına derleyip gel
Geyik altına bağlayıp eğeri
Eğerini ayağına derleyip gel

ÖDÜGEN TAiGA
The Ödügen Tayga is my home
I smell the sedge and grass
The rocky tayga is my home
I smell the junipers and grass

Come, riding your reindeer stag
The feet of the roe doe tied to the saddle
Come, riding your reindeer hind
The feet of the maral doe tied to the saddle


Altai-Kai Söyleşisi

Siyah Beyaz Kültür ve Sanat Platformu Altai-Kai Söyleşisi

SB: BizeAltaiKai hakkında genel bir bilgi verebilir misiniz?

AltaiKai: Urmat Yntaev grubun kurucusu, yapımcısı, sanat direktörü ve gırtlak müziği çeşitlemeleri uzmanıdır. 1997 yılında Altay Cumhuriyeti Ulagan köyünde “Karaty Kaan” grubunu kurdu ve 2000 yılında AltaiKai olarak grubun adı değiştirildi. Urmat Bey, müziğin aranjmanını kendisi yapıyor ve aynı zamanda “khoomei” (kömey) icra ediyor.

AltaiKai sanatçılarının hepsi bütün “kai” (gırtlak müziği) türleri ve yerel müzik enstrümanlarında uzmanlaşmışlardır.
AltaiKai’nin müziğinin temelini yumuşak ve derin “karkyraa”, büyüleyici “khoomei”, ve Melodik “sygyt” sesi oluşturur, ki bunlar da doğanın seslerini taklit üzerine gelişmiş sanat tarzlarıdır; kuşların etkileyici şakıyışlarını, bir derenin naif şırıltısını,avcı hayvanların etkileyici kükremelerini, ulumalarını taklit üzerine. Aynı zamanda kadın sanatçıların sesleri, komuz (kopuz), topşur ve Altay’a has enstrümanların harmanlanması AltaiKai’nin müziğini özgün yapan unsurlardır.

Bazı sahne performanslarımız:
2006 USA, Washington, D.C. The John F. Kennedy Center for the Performing Arts (live internet broadcast).
2006 USA, Richmond, Virginia. 68th Annual National FolkFestival
2007 Czech Republic, Prague. Czech Philharmonic Orchestra, Dvo&345;ak hall (AltaiKai, Hradistan & Czech Philharmonic Orchestra)
2007 Spain, Sevilla. Lope de Vega theatre (WOMEX and BBC-supported concert)
2008 Great Britain, London. Royal Opera House (BBC live AltaiKai performance recording)
2008 Great Britain, Charlton Park.WOMAD Festival (BBC live broadcast)

AltaiKai diskografimiz:
1.Where Altai is in Rise 2002.
2. Attar 2003.
3. Altaian 2004.
4. Khan Altai 2005.
5. XXI century 2005.
6. Remix 2006.
7. Made in USA 2006.
8. XXI century. Version II 2006.
9. Chveni. AltaiKai, Hradistan & Brno Philharmonic
Orchestra (Czech Republic). 2007.
10.World Top 20. Oino, oino, Komuzym.
THEWOMEXIMIZER 07. (Germany). 2007.
11. DVD 2007.
12. Ulu Khan 2008.
13. Altyn-Taiga 2011.

SB: Kai (Gırtlak Müziği) hakkında bize bilgi verir misiniz?

AltaiKai: Toplamda, Altaylılar 12 çeşit gırtlak müziği yapmaktadırlar.

Temel olarak gırtlak müziği aslında ikiye ayrılır: Kargyra ve Khoomei. Bütün diğerleri bu ikisinden türemişlerdir. Kai müziğinin bütün çeşitlemeleri bir şekilde icracının tarzının izini taşır, ve hepsi temelde icracıya özgüdür.

Düşük (Alçak) sesli stiller:

Kargyra: Alt gırtlaktan çıkarılan sesle icra edilen müzik; ki dağlardan yuvarlanan kayaları anımsatır. Diğer gırtlak müziği tarzlarına nazaran daha çok kahramanlık ve yiğitlik anlatan metinlerin arkaplanında kullanılır.

Tumçuk Kargyra: Burundan çıkarılan sesle yapılan kargyradır, daha yüksek bir ses çıkarır.

Orta sesli stiller:

Khoomei: Toprağın ve rüzgarın sesini taklit eden kai biçimidir. Kömey icracısı toprak anayı çağırır, rüzgarlarla
konuşur, ve toprağın, rüzgarın sesini aşka dönüştürür.

Tumçuk Khoomei: Nasal olarak icra edilen kömeydir.

Yüksek Sesli Stiller:

Sygyt: Kömeyden doğan bir ses… Kulağa rüzgarın ıslığı gibi gelir, ve sesi kömeyden biraz daha yüksektir.

SB: Türkiyeli Türk milliyetçileri AltaiKai grubunu uzun zamandır unutulmuş olan Türk bilgeliğinin ve geleneğinin diriltimesinde önemli bir görev üstlenmiş olarak görüyorlar. Sizce de, AltaiKai’nin sorumluluklarının arasında kültürel öğelerimizin diriltilmesi var mıdır?

AltaiKai: Türkiye Türkleri veAltaylılar aynı köke sahip olmakla, bir çok benzerlik taşırlar. Bu benzerlikler de kültürle yaşatılır, artırılır. Biz de, kültürümüzün özgün değerlerini yaşatarak, buna hizmet ediyoruz.

SB: Hangi dine inanıyorsunuz? Altaylıların geneline hangi dini inanış hakimdir?

AltaiKai: Dini inanışlar bakımından, şaman inancına çok yakınız. Eskiden Altaylılar pagandılar, ve şamanlarını takip ederlerdi. Biz de, aynı dini inanışı taşıyoruz.

SB: Bir gün dünyada bütün Türklerin, en azından kültürel olarak, birleşebileceğine inanıyor musunuz?

AltaiKai: Kültürün sınırları yoktur, o yüzden bütün Türkler bir gün birleşebilir. Ki, birleşmek ancak kültürle mümkündür. Aynı kökleri paylaşan uluslar, bunun bilincine vardıklarında ve bağlarını sıklaştırdıklarında, Türkler birleşmiş olacaktır.

SB: yakın zamanda Türkiye’yi ziyaret etme planlarınız var mı?

AltaiKai: Türkiye’de bir konser verebilmemiz için bir ajans bulmamız gerekiyor. Bulacağız, ve bir gün geleceğiz.

SB: Son olarak Siyah Beyaz okurlarına söylemek, eklemek istediğiniz bir şey var mı?

AltaiKai: Ezen bolsun karındaş kalık!

Söyleşi: M. Bahadırhan Dinçaslan
Siyah Beyaz KSPD Dergisi


TED Talks – Tuva or Bust!


Altai kai-Kezer Tash


BALABAN KAZ


Altai Kai – Bahadır’ın Sözü

Bu güzel Altay’da,
Halı gibi güzel vadide,
Ak dağın eteğinde,
Ak denizin kıyısında
Hayatını boşuna yaşamayan
Bahadırımız yaşamış.

Oraya baksa, öyle değil,
Buraya baksa, böyle değil,
Oraya baksa, ayı gibi,
Buraya baksa, kurt gibi,
Korku sözlerini o bilmez,
Bahadırımız yaşamış.

Altay tarafından kutsanmış:
Attığı oku düz vurur,
Bindiği atı görkemli,
Yaptıkları dosdoğru
Söylediği sözü düşündürücü.
Dinleyin, dinleyin, dinleyin!

Sonuçta bahadır demiş:
”Gelir, gelir o günler de
Halı gibi güzel vadide,
Bu güzel Altay’da
Değişir, değişir yaşamımız!”

Altay’ıma zamanlar gelir,
Ulusumuz kötüleşip (ahlaksızca davranıp) yaşar,
Acı zehirli suyu içip,
Ulusumun sayı azalır
Altay’da, Altay’da, Altay’da!

Kişi, kişi anlaşmadan,
Örf ve adet ile savaşır.
Başka halk gelip,
Başka örf adetleri öğretir.
Öğretir, öğretir, öğretir!

Bir gün Altay’a
Genç Altay bahadır gelir.
Ulusumuz uyanır,
Altay ulusu birleşir,
İlerler, ilerler hayatımız!


Tuvan Music / Chirgilchin – Goats


KÜLTÜREL MiRAS OLARAK TUVA MÜZİĞİ

Tuvalar Güney Sibirya’da, Köktürk metinlerinde “Kögmen Yış” olarak geçen, bugünkü Sayan dağları ile güneydeki Tannu Uula dağları arasındaki geniş vadide yaşayan, Moğollar, Hakaslar, Altaylarla komşu olan Türk topluluğudur. Ülkeleri, Yakutistan kadar olmasa da kışları oldukça soğuktur.Tuvalıların yeryüzündeki sayıları üç yüz bin civarındadır. Ülkelerinin genişliği 170.500 km2 dir. Ülkelerinde çoğunlukla hayvancılık yaparak geçimlerini sağlarlar.
Her toplumun kendine ait değerleri olduğu gibi Tuvalıların da başka toplumların dikkatini çeken, kendilerine has özellikleri vardır. Tuvalılar tarihin bilinen zamanlarından beri bugünkü bulundukları bölgede yaşamaktadırlar. Dolayısıyla tarihin çeşitli dönemlerinde başka yurtlara göçen Türk topluluklarının yaşadıkları kültürel değişmeleri onlar kadar yoğun yaşamamışlardır. 20. Yüzyıla kadar idaresinde bulundukları Moğollar aracılığıyla Tibet Budizmini kabul etmişlerdir. 20. Yüzyılda uzun zaman idaresinde kaldıkları Rusya’dan teknoloji ve kültürel alanda yoğun bir şekilde etkilenmişlerdir.
Bunlara rağmen Türk toplulukları içerisinde eski kültürel değerlerini en iyi koruyanlardan biri Tuvalardır dersek yanılmış olmayız.Sovyetler Birliğinin dağılmasıyla bazı Türk toplulukları bağımsızlıklarını kazanırken, Rusya Federasyonu içerisinde kalanlar ise nispeten özlerine dönme çabalarını yoğunlaştırır. Tuva’da da Budizmin ve Kamlık inancının değerlerine yeniden dönüş başlar. Millî kültürün öne çıkarılan değerleri sadece din değildir elbette. Dil, edebiyat, sanat alanında da canlanmalar görülür. Bu canlanma görülen alanların başında Tuvalı müzisyenlerin kendine has yorumlarıyla batının, özellikle Amerika’nın müzik yorumcu ve araştırıcılarının dikkatini çekmeleri, Tuva’yı dünyaya tanıtan en önemli araçlardan biri olur.

Tuva Bayrağı

Tuva Bayrağı

 

 

TUVA MÜZİĞİ

Tuva insanının en önemli özelliği yaşadığı tabiatla bütünleşmesidir. Zor Sibirya şartlarında insanoğlunun varlığını sürdürebilmesi tabiatla uyum içinde olmasıyla mümkündür. Tabiatla uyum içerisinde olmak onun şartlarına uyum göstermekle olabilir. Bu uyumu gösterebilmek için tabiat, çevredeki bitkiler, hayvanlar, onların hangi durumlarda nasıl tepki gösterdikleri iyi bilinmelidir.
Binlerce yıldır bir parçası olduğu coğrafyayla bütünleşen Tuvalıların kültürlerinin her alanında bunun izleri görülür. Dağların, suların, ormanların sahipleri (iyeleri) vardır. Dağdaki, ormandaki her canlı bir değer taşır. Toplum bu değeri anlayıp yorumladıkça yukarıda bahsettiğimiz yaşama kolaylığı sağlanmış olur.Tuvalılar, hemen her toplulukta olduğu gibi, sevinçlerini, sevgilerini, hüzünlerini ırlar yoluyla dile getirirler. Ir Tuvalıların genel halk kültürü içerindeki Türküleridir denilebilir. Irların bir çeşidi olan kojamıktar Tuva toplumundaki insanların Türkü yoluyla birbirleriyle atıştıkları türün adıdır. Kojamık kızlı oğlanlı grupların birbirleriyle atışmaları için kullanıldığı gibi, herhangi iki farklı yerleşim yerinden insanların birbirlerini yermek veya övmek için de kullandıkları bir türdür. Irlar genel halk tarafından gündelik hayatta, her yerde ve her zaman söylenegelen müziklerdir. Bu türün klasik olanları olduğu gibi, gençler arasında her an popüler olup kısa sürede unutulan pop tarzı da yaygındır.Fakat bizim burada bahsedeceğimiz Höömey genel adıyla bilinen, Sibirya toplulukları ve Moğolistan’da da yaygın olarak kullanılan gırtlak ezgileridir. Bu tarz batılılar tarafından Throat Singing veya Overtone Singing olarak adlandırılır. Höömey müziği bir enstrüman eşliğinde söylenebildiği gibi enstrüman olmadan da söylenebilir. Pek çok çeşidi bulunan höömeyin temel özelliği daha çok gırtlaktan aynı anda birden farklı sesin bir ritim esasında çıkarılabilmesidir.Gırtlak şarkıcısı, öyle bir ses yaratır ki, bu herhangi bir sıradan konuşurun veya şarkıcının sesine benzemeyen, aynı anda iki farklı sesin harmonisini oluşturan bir şelale uyumundadır (Edgerton, 1999:80). Tuvaca höömey kelimesi Moğol kökenli khoomey’den gelir ve anlamı “gırtlak”tır. Tuvalıların inancına göre ilk müzikler tabiatta suyun sesinden, rüzgârın hışırtısından, tabiattaki canlıların seslerinden doğmuştur. Tabiattaki her varlığın bir iyesi vardır ve bu iyelerin ruhları kendilerince tınılar, sesler çıkarırlar. İşte bütün bunlar müziğin çıkış noktalarıdır. Tuva’da günümüzde de yaygın olarak yaşayan kamlık (şaman) inancına göre göklerde ve yerde var olan her nesnenin ruhu vardır. Kam bu ruhlarla irtibata geçme yeteneği olan kimsedir. Dolayısıyla kam her canlının, her nesnenin çıkardığı sesi taklit eder. Çoğu tabiatın içinde çobanlık yapan Tuva insanı da içinde bulunduğu, sesini işittiği tabiat içindeki canlı ve nesnelerin bu seslerini taklit etme yeteneği geliştirir. İşte bahsettiğimiz höömey müziğinin kökleri Tuva insanının çevresiyle kurduğu bu ilişkiyle bağlantılıdır.

Kongar-ool Ondar

Kongar-ool Ondar

Tuva müziğiyle ilgili araştırmaların tarihi 19. Asra uzanır. 1944 yılında Tuva Dil, Tarih ve Kültür Araştırmaları Merkezinin kurulmasıyla bu araştırmalar yoğunlaşır. Fakat Tuva müziğinin batılılar tarafından keşfi Sovyetler Birliğinin çökmesinden sonra olmuştur. Özellikle Amerikan caz müzik sanatçısı Paul Pena 1984 yılında başlayan Tuva gırtlak müziğine olan ilgisiyle 1993 yılında San Fransisko’da Tuva sanatçısı Kongar-ool Ondar’la konser verir. Kongar-ool’un davetiyle 1995 yılında Tuva’ya gelerek II. Uluslararası Höömey festivalinde Kargıraa söyler. Söylediği şarkı izleyiciler tarafından birinci seçilir. Pena’nın bu yolculuğuyla ilgili çekilen “Genghis Blues” belgesel dalında Nobele aday gösterilir.

 

 

Tuva Cumhuriyeti Hükümeti 31 Ocak 1993 tarihinde, “Uluslararası Höömey Merkezi” kurdu. Bu merkezin amacı höömeyin teorik ve pratik sorunlarını geniş bir yelpazede çalışmalar yaparak araştırmaktır. Merkez aynı zamanda etnografya, tarih, Şamanizm konularıyla ilgili araştırma yapacaktır. Uluslararası Höömey Merkezinin amaçları arasında; Höömeyin korunması ve geleneksel kültürün geliştirilmesi; höömey konulu bilimsel araştırma organizasyonu yapma; bir kayıtlar arşivi oluşturma; uluslararası müzik yarışmalarında katılım, höömey için dünya halkları arasında konferanslar ve festivaller organizasyonları yapma. Uluslarası Höömey Merkezi 6. Uluslararası toplantısını 2013’ün temmuz ayında gerçekleştirdi.Höömeyin pek çok türü vardır. Kargıraa, sıgıt, borbannadır, ezengileer en yaygın türlerdir. Kargıraa: Taklidi bir kelimedir ve boğazdan hırıltılı ses çıkarmak anlamına gelir. Dağ ve bozkır kargıraaları olmak üzere iki temel türü vardır. Boğazdan şarkı söyleme geleneğinin en yaygın türüdür.Gırtlakta ses perdeleri rahat kullanılır. Dağ kargıraası perdesinde stilleri düşüktür ve çoğu zaman burun etkileri içerir, bu bazen homurdanma sesi gibi gelir. Bozkır kargıraasında genellikle boğaz daha gergindir ve daha yüksek bir eğimde söylenir.

Sıgıt: Kelime anlamı “ıslık” demektir. Güçlü, delici, fülütünküne benzer bir ses çıkar.
Borbaŋnadır: hareket ettirmek, oynatmak, yuvarlamak, koşturmak. Kuşların cıvıldaşması, derenin şırıldaması gibi. Sesler alçalıp yükselerek bir harmoni oluşturur.
Ezeŋgileer: Üzengiye bindirmek. Atın yürüyüş şekillerinin yükselip alçalarak taklit edildiği höömey türüdür.

1.Dumçuktaar – doğaçlama; Seslerin burundan doğaçlama olarak çıkarılmasıyla yapılır.
2.Uyangılaar – şefkatli ağlamaklı şarkı ruhu sürüm; yumuşak tonda, alçalan sesle elde edilir.
3.Damıraktaar – derenin taklit; su akışının taklidi yapılır.
4.Sirleŋnedir – sarsıcı; titreme seslerinin çıkarılması.
5. Hörekteer: sesi göğüsten çıkarmak.

Tabiattaki seslerin yansıtılması tarzında başka türleri de bulunan höömey tarzı ve çeşitleri her geçen gün artmaktadır. Normalde kadınların bu tarzda müzik icrası toplum tarafından yadırganırken, son zamanlarda geçler arasında bu tarz müziği yapanlar vardır. Bugün Tuva’da yaklaşık bin beş yüz kadar höömey sanatçısı bulumaktadır, bunlardan otuz kadarı kadındır. Höömey iki, üç, dört telli müzik aletleri ve vurmalı enstrümanlar eşliğinde icra edilir.

Prof. Dr. Ekrem ARIKOĞLU

Huun Huur Tu Kaliforniya Konseri


TUVAN MUSIC

Tuvans living in southern Siberia, the Russian Federation, is a community of Turkish origin. Unlike other Turkish communities have the Buddhist faith. Shamanism in Tuva live lives as well. However, with the recognition of the world ‘s most important cultural elements Tuvans their own types of music.
There are two types of Tuvan music: first “ırlar”, folk songs known to all Turkish communities. “Kojamık” referred to the so-called type, the more improvised and sung by bickering, beat faster when compared to a form of folk song. However, with the recognition of Tuva and the second kind of wake-up music, music from around the world wonder, he could say to those skilled melodies throat.
The tradition of throat singing Tuvans, Khakas neighbors, Altays, Yakutsk, the Mongols, and even in different parts of the world are also available. But the reality of a world-recognized performers, the best song of throat is the most common way in Tuva Tuva throat is said to songs. Höömey generally known as the four main types of songs Tuva throat. These species kargıraa, borbannadyr, sygyt, and is referred to as ezengileer. This slow and fast rhythm of the song names on whether throat, varies according to instruments used in rhythm.
Tuvans these types of music in the West, especially the United States catches your interest, this style is a mixture of jazz music are newer reviews. Master of this genre of music because of Tuva culture commentators carriage making in various parts of the world, using music as an element of a culture that promotes country and its people in various
countries around the world.

Prof. Dr. Ekrem ARIKOĞLU

“The Tuvans will ride into your brain and leave hoofprints up and down your spine.”

The San Francisco Bay Guardian

Huun Huur Tu


Grup Ulıtau

Kazak halk-rock grubu Ulıtau 2001 senesinde dinliyecilere halk müziğinin güzelliğini iletmek ve gençler arasında Dombra müzik aletini çalma propagandasını yapmak ve Kazak halkının ulu mirasını dünyaya sunmak amacıyla kuruldu.

Ulıtau kelimesi Kazakça’da ‘Ulu Dağ’ anlamına gelir. Ulıtau grubu gerek dünyadaki ve Kazakistan’daki çağdaş enstrümental müziğinde bir ilktir. Grup gerçekten ünlü olan Kurmangazı, Dauletkerey, Tattimbet, Tlendiev, Bach, Vivaldi, Paganini gibi meşhur bestecilerin klasiklerini büyük bir istekle çalmaktadır.

Ulıtau aynı zamanda hem klasikleri ve kendi zengin yorumu ile Kazak klasiğinin nefis şaheserleri hakkında eşit oranda tutkulu, bu yorumlar ses olarak sıkıştırılmış ve dramatik etkidi katılmış yorumlardır. Onlar bozkır rüzgar sağnakları andırır, güneş yakılmış ot kokusu hissettirir, zarif safkanların gururlu yürüyüşlerini, yaşlıların sıkı bakışlarını hatırlatır, tören ritüellerin büyüleyici bir gizemi yaşatır … Buna “Dünya Müziği” sanatı da diyebilirsiniz. Bu arada, “Ulıtau” elektrik gitar riffleri ustalığı Ritchie Blackmore’un benzeri ekzersizlerini ve Roger Glover’in dinamik ve karizmatik rumbling bas hatırlatıyor. Müzisyenler ustaca geleneksel Kazak milli enstrüman dombranın parlak ve kemanın özgün sesini katı hard rock estetiğine, blues’a ve rahatlatıcı New Age’e uyarlıyorlar. http://www.ulytau.kz/


How will my frozen heart ever warm?

Amdïï barïp xongan čeri
Agïlïg be? Sigennig be?
Amïraktïŋ baar čeri
Ïrak čer be? Čook čer be?

Köžüp barïp xongan čeri
Kögülüg be? Sigennig be?
Xööküynüŋ baar čeri
Ïrak čer be? Čook čer be?

Xölčüŋ karam bargan čeri
Ïrak čer be? Čook čer be?
Köžüp barïp xongan čeri
Ködennig be? Sigennig be?

Amïraamnïŋ bargan čeri
Ïrak čer be? Čook čer be?
Aalï barïp xongan čeri
Agïlïg be? Kaŋgïlïg be?

Kara čokta, dorug čokta
Xarlïg čonaam kayïn eriir?
Kap-la karam bodu čokta
Kara baarïm kayïn čïlïïr?

Dorug čokta, kara čokta
Doštug čonaam kayïn eriir?
Dozur karam bodu čokta
Doŋgan baarïm kayïn čïlïïr?

Emdi varıp

Emdi varıp konan yeri,
Ağılık mı?, çimenlik mi?
Yavuklumun varır yeri,
Irak yer mi? yakın yer mi?

Göçüp varıp konan yeri,
Göğlük mü, çimenlik mi?
Görkemlimin varır yeri,
Irak yer mi? yakın yer mi?

Karam yokta, doru yokta,
Karlı teğeltim, nasıl erir?
Nazlı yarim özü yokta,
Kara bağrım nasıl ısınır?

Doru yokta,kara yokta
Buza kesmiş halkım nasıl erir?
Can yarim özü yokta
Donan bağrım nasıl ılır?

Yokta :Olmayanda
Kara:Kara at
Doru: Doru at.
Cona:Teğelti (At sırtı yagrımasın deyip,eğer altına koŋan keçe)
Cona:Halk,ulus.


Turan Ensemble -Voices of the Steppe ( Қазақ елi – Kazakh Land)

 

Kazakh folk music, performed by Ensemble Turan.