Open your arms to change, but don't let go of your values

Archive for April, 2014

Image

Hayat Ağacı

Advertisements

Shamanism cuts across all faiths

“Because it is not an organized religion as such, but rather a spiritual practice, shamanism cuts across all faiths and creeds, reaching deep levels of ancestral memory. As a primal belief system, which precedes established religion, it has its own symbolism and cosmology, inhabited by beings, gods, and totems, who display similar characteristics although they appear in various forms, depending upon their places of origin.”

~ John Matthews, “The Celtic Shaman”

Kuragino-Kyzyl

Kuragino-Kyzyl


Türk Damgalarınıñ Kökeni

Konuşulan dili sesden, sözden alıp taşa dövmek, kâğıda yazmak düşüncesi oluşunca, bunuñ yolunu arayan kişiler bir takım yollar da geliştirdiler. Bedizden başladılar. Bu bedizler, seslemleri karşılar duruma geldikten soñra, ses değeri de kazandı. El alışıp göz tanıyınca, bedizlerde kısaltmalara da gidildi. İnek başı ile yola çıkılan bedizde, önce gözleri sildiler soñra burunu, kulakları; ardınca buna da iyice alışıp belleyince, bir yuvarlağa iki boynuz eklemek yéterli olmuştu. Atalarımız da böyle yaptı; /ot/ adını vérdikleri damgayı betimlemek için bir eğri çizip (tepe) üstüne bitişik iki çentik eklediler ki, ot’u simgelesin.

 

Tabgaç damgalarındaki gelişim ecresi

Tabgaç damgalarındaki gelişim ecresi

 

Türetilmesi düşünülüp de bu yola girildikten soñra elde édilen ürünlere (damgalara) bakıldığında bir uyum göze çarpar; birbirlerine olan benzerlikleri. Bunu Sümerleriñ çivi yazısında da görebilirsiniz, Korelileriñ hañıl adını vérdikleri damgalarında da. Nedeni, birilerince oturulup birden türetime gidilmesinden kaynaklanır.

Pişmiş kil üzerine yazma uygulamasını geliştirip çubuklarla oyma yolu ile yazılarını yazan Sümerler, kullandıkları yazacıñ (çubuğuñ) yéñi, üstelik daha uygulayımsal olanını geliştirince, yazım biçimlerinde de değişiklik oldu. Daha keskin uçlu olan bu yazaçlar ile yazdıklarına biz günümüzde çivi yazısı diyoruz. Göz ucuyla bakıldığında tümü çiviyi andırmaktadır, yoksa çivi ile yazıldığından déğil.

XV. yüzyıla dek Tabgaç yazı düzenini kullanan Korelileriñ kağanı Secoñ, 1443′de yéñi, özgün bir düzen oluşturmaları için bilim erlerine buyruk vérir de, onlar da bir yıl içinde bitirirler. İletişimiñ günümüzdeki gibi olmadığını göz önüne alırsak, Korelileriñ Tabgaç düzeniñden başka yazı düzeni olmadığını düşündüklerinden dolayı yaratıcılıklarında kısıtlı kaldıkları soñucuna varırız.

Basın toplantısında(!) topluma tanıtılan, adına da Hunmin Congım (Topluma Doğruları Öğreten Ses) dédikleri bétik ile kullanıma sokarlar. Odur budur günümüze dek gelip çıkmıştır. Bu yéñi damgalarıñ özgünlüğü olsa da Tabgaç düzeniniñ özentisini taşımaktadır. Örñeğin, seslemleri dördülleme eñ belirgin esinlenme olarak öne çıkar.

Sözü getirmek istediğim yér şurası; özgün olan değme yazı düzeniñde damgalar arası bir uyum, bir esinlenme vardır. Bunu Arap, İbrani, Ermeni, Gürcü gibi türlü damgalarda da görebilirsiniz. Ne var ki, Kiril gibi kırma (Yunan, Lâtin karışımı) düzenlerde pek uyumdan söz édemeyiz.

Türk damgalarında ise söz konusu olan uyum, birbirlerine olan benzerlik ilgi çekici, üstelik eñ belirginler arasında ön sıralarda bir yérlerdedir diyebiliriz. Ben, bu benzerlikleri ulamlayarak bir düzen içerisine sokmaya çalıştım. Vardığım soñuç; damgalarıñ birilerince oturulup belli bir süre içinde türettiği, yarattığıdır. Soñradan yapılan eklemeler, ilk oluşum evresindeki kurallardan uzak olsa da, günümüz çağdaş yalnıklarınıñ düşünce yapısıyla birdir. Bu sıradan yöntem; çentik, beñek eklemeden başka bir neñ déğil. Yéñi bir ses karşılanmak istediğinde ona benzeyen daha doğrusu kök olan sesi véren damgaya küçük bir ekleme ile sorun giderilmiştir. Bizim /ü/ sesi için /u/ damgası üzerine iki beñek koymamızı düşünün.

Bu yaptığım ile köken açıklamalarına bir yéñisini de eklemiş oluyorum. Bunuñla şunuñ da önüne géçtiğimi düşünüyorum; Damgalar yad kökenli olup, Türklerce içine özgün birkaç damga (ok, ot, ök ib.) eklenip benimsenmiş, kullanılmıştır. Köken açıklamam ile, bu gibi savları da yañlışlamış oluyorum.

Türetimde izlenilen yolu bilirsek, kökenini de açıklayabiliriz. Bunuñ için ben, sıradan düşünmeyi öneriyorum. Örñeğin bir arslanı, bir buzdolabına néce yérleştirirseniz? dérsem, bana uzun uzadıya bétlerce dolu açıklama, öneri yazabilirsiniz ancak benim sizden beklentim; dolabı açar, arslanı da tuttuğum gibi içine atarım’dır. Sıradan düşünme dédiğim kavram budur. Olayı abartmadan, yüce añlamlar yüklemeden işiñ içinden çıkmaktır.

Sıradan düşünelim; binlerce yıl öncesinde tüm olanaksızlıklarla karşı karşıyayız. O dönemde yaşadığımızı varsayarsak olanaksızlık démek yañlış olur. Başka ne gibi olanaklarıñ olduğunu bilmediğimizden bunu düşünmeyiz bile. Günümüzde olanaksız olduğumuzu düşünüyor muyuz? Gelecek kuşaklar da bizim için böyle diyeceklerdir; Yazmak için kâğıt kullanıyorlardı. Koca koca bétikleri evleriniñ bir köşesine, kimi öy de tüm odalarına sığdırmak durumundaydılar.

Olanaklarımız arasında taş gibi güzel bir ürün var. Sözü saklama gibi bir gereksinim duymaya başlayınca bunuñ yollarını aradık. Bulduğumuzda sévindik: taşı yaracak, sözlerimizi kazıyacaktık. Yarmak gibi güzel bir éylemimiz vardı; yarmaktan yarı gibi bir sözcük türetecek, bu işe yarı diyecektik. Bizden soñra gelen kuşaklarıñ dilinde /z/ sesi türeyecek, yarı sözcüğünü yazı yapacaklardı.

Taşı yarmak öyle kolay iş déğildi. Bu yüzden yaratacağımız damgalar öyle olmalıydı ki, taşı yararken (yazarken) çok az güç yoyup, hızlıca bitmeli, üstelik az da yér tutmalıydı. Biraz düşündükten soñra düz bir çizgi ile yola çıkmanıñ ne denli usa yatkın olduğu yargısına vardık. Soñra bu düz çizginiñ sağına, soluna, ortasına çentikler ekleyip yéñi damgalar türettik. İlginç olan, türettiğimiz bu damgalardan kimileri, günlük yaşamda sıkça kullandığımız nesneleri de andırıyordu.

see more: http://www.gokturkceogreniyorum.com/ulam/genel/


Altay Müziği-Balaban Kaz

bul bizding avıl jaylağan jer av
jürerge asıl kulın baylağan jer av
közime ot jalıngday körindi ay
aykasıp, kulın tayday oynağan jer ay!

ey, ahav, sabaz!
uşırdım uyasınan balaban kaz ay!
uşırdım uyasınan balaban kaz ay!

bul ölke bizding avıl küzegen jer av
karagöz boyın sılap, tüzegen jer av
közime ot jalınday körinedi ay
kolang şaş uvädesin üzbegen jer ay!

ey, ahav, sabaz!
uşırdım uyasınan balaban kaz ay!
uşırdım uyasınan balaban kaz ay!


Mitoloji ve Semavî Dinler – Gönül Tekin


Throat singing styles

There are various techniques of khoomei, some giving the effect of multiple tones by emphasizing overtones. Some famous groups from Tuva who feature throat-singing are Huun-Huur-Tu, Chirgilchin and the Alash Ensemble and National Tuvan Orchestra.

Throat singing styles are endless, but generally Tuvan’s recognize five styles:
1. Khoomei (Xoomei) is a midrange style, featuring a subtle overtone melody. It can be used with singing worlds.
2. Borbangnadyr is a rolling style reminiscent of water in a stream.
3. Sygyt is high overtone whistle.
4. Kargyraa is a low, rumbling style
5. Ezengileer is style that imitates the metallic clanging of ezengi.

Some Instruments:
1. Igil is two a stringed bowed instrument held between the legs. Igil could be like the great-great grandpa of the cello.
2. Doshpuluur is a three-stringed instrument. The front and back are made of skin.
3. Byzaanchy meaning “calf” four-stringed bowed instrument.
4. Mergu is end blown overtone flute
5. Limpi is open side six-hole flute.
6. Shynggyrash is basically bells made from horse tackle.
7. Kengirge is large frame drum. First introduced by Tibetan Buddhist and both sides are made of goatskin.


The old yurts

The old yurt is covered with animal skin and some parts by birch tree bark. In the mind of a Siberian the yurt is always in the centre of universe and microcosm. The entrance faces south. Behind the fire is the most honored spot located on the north side.The left side is for women and right is for men; the right is also where they keep their weapons and ritual objects. The left side is also the cooking area.
Movement in the yurt is important and must be done in a clockwise direction —this direction is according to the path of sun. The path of the sun acts as a time clock during the day. The centre of the yurt is the most sacred place and is where the fire is located.
see more: http://karel.hlobil.com/siberia


Shamanism and Music

People may have different opinions of shamanism and its music, but nobody can completely ignore this phenomenon. Although music is only one layer of shamanic culture, being rooted in the humanity and folklore images and can be called as a ‘Forefather’ of modern literature as well as roots nature interrelated in all its diversity of centuries. While preparing for a shamanic ritual, the shaman has to throat-sing a sygyt piece. The symbolic essence of sygyt is to help the soul call his spirit-helpers.The shaman sets up a soundscape using the natural setting: rustling breezes, bird calls, voices of domestic animals. Music helps the shaman and other participants in kamlanie to locate and enter the inner world, opening the inner spiritual ear. Secondly, musical sounds call spirits and transport the shaman on a journey. Thirdly, both the rhythm and timbre of the musical sound help the patient through the effects of specific frequencies of the human body and promote healing.Throat singing (Khoomei) is one of many ancient arts. Some people believe that khoomei was birthed from a desire to speak the language of nature, translating the earthly sounds of a whistling wind, rivers and gurgling brooks into human tones supported by spirits. This very unusual singing technique involves a single vocalist producing two and sometimes three distinct tones simultaneously.
see more: http://karel.hlobil.com/siberia


Genetic Origins of the proto Turkic Peoples and their Relatives


Huun- Huur-Tu Ancestors şarkı sözleri

Atalar
Yeniseyim, Sayan Tandım!
Erken çağlardan yurdum ayakta!
Eriyip koyulaşıp sıgıt kömey,
Akar çağlardan türkülerim ayakta!

Kargıranın ataları
Kayaya taşa koyulsa da,
Üzüntüden uzak tutan
Kömeyler çoğalır bizle.

Kömey Sigit ataları
Köşe taşlarında aparsa da
Sandık yürekte kalırlar
Kömeyler dölverir bizle.

Kargıranın ataları
Kayaya taşa konulsa da,
Kömey Sigit ataları
Köşe taşlarında aparsa da.

Ancestors
My Yenesei, my Sayan, and my Tannu
are truly my ancient land.
Melted and thick sygyt and xoomej
are truly my ancient song.

Although the ancestors of kargyraa
morphed into petroglyphs
There are kargyraa-singing decendents with us
who cast away bad moods

Although the ancestors of xoomej and sygyt
became stone monuments
There are xoomej-singing decendents with us
who make the chest and heart boil

Although the ancestors of kargyraa
morphed into petroglyphs
Although the ancestors of xoomej and sygyt
became stone monuments

Traslated by TyvaWiki

Yenesei  - Ene sai  -  Yenisey

Yenesei – Ene sai – Yenisey


Yenisey kelimesi sözkökü olarak Türkçedir. Yenisey kelimesi Eski Kırgız Türkçesinde “Ene-Say” şeklindedir. “ene”, ana, anne, esas, temel manasına gelirken “say” ise nehir yatağı, vadi manalarına gelmektedir. Tuva Türkleri ise Büyük Akarsu anlamında Ulug-hem demektedirler.


Zaman Yolcusu Türklerin izinde – Tuva -Belgesel

Türkler… Sonsuz bozkırların çocukları… Doğudan batıya, durmaksızın, ışığın peşinde koşanlar… At üstünde geçen, destanlarla dolu, en az 4 bin yıllık öykünün kahramanları… Birbirinden farklı yüz ve ifadeler… Ama aynı dili konuşan insanlar..! Kim bu Türkler… Türk ismi ilk kez nerede ve kimler için kullanıldı? Orta Asya onların gerçek vatanı mı? Neden batıya göç ettiler? Geride kimler kaldı? Kimlere Türk deniyor..? Orhun Yazıtları’ndan, Yenisey kıyılarındaki Şaman ayinlerine… Kızgın Gobi Çölü’nden, eksi 20 derecedeki Tanrı Dağları’nın doruklarına… Uzmanlar, tanıklar, ve biraraya getirilen binlerce yıllık bulgular…


Zaman Yolcusu Türklerin izinde Sibirya – Hakasya – Tuva -Belgesel

Türkler… Sonsuz bozkırların çocukları… Doğudan batıya, durmaksızın, ışığın peşinde koşanlar… At üstünde geçen, destanlarla dolu, en az 4 bin yıllık öykünün kahramanları… Birbirinden farklı yüz ve ifadeler… Ama aynı dili konuşan insanlar..! Kim bu Türkler… Türk ismi ilk kez nerede ve kimler için kullanıldı? Orta Asya onların gerçek vatanı mı? Neden batıya göç ettiler? Geride kimler kaldı? Kimlere Türk deniyor..? Orhun Yazıtları’ndan, Yenisey kıyılarındaki Şaman ayinlerine… Kızgın Gobi Çölü’nden, eksi 20 derecedeki Tanrı Dağları’nın doruklarına… Uzmanlar, tanıklar, ve biraraya getirilen binlerce yıllık bulgular…


Zaman Yolcusu Türklerin izinde – Moğolistan – Orhun Vadisi

Türkler… Sonsuz bozkırların çocukları… Doğudan batıya, durmaksızın, ışığın peşinde koşanlar… At üstünde geçen, destanlarla dolu, en az 4 bin yıllık öykünün kahramanları… Birbirinden farklı yüz ve ifadeler… Ama aynı dili konuşan insanlar..! Kim bu Türkler… Türk ismi ilk kez nerede ve kimler için kullanıldı? Orta Asya onların gerçek vatanı mı? Neden batıya göç ettiler? Geride kimler kaldı? Kimlere Türk deniyor..? Orhun Yazıtları’ndan, Yenisey kıyılarındaki Şaman ayinlerine… Kızgın Gobi Çölü’nden, eksi 20 derecedeki Tanrı Dağları’nın doruklarına… Uzmanlar, tanıklar, ve biraraya getirilen binlerce yıllık bulgular… “Zaman Yolcusu” 36 bin kilometre yol yaptı, 8 ülke gezdi, aktüel tanıklığını sürprizlerle dolu bir yol öyküsüne dönüştürdü..! Ahmet Yeşiltepe Orhun Vadisi’nden Buhara’ya Kadim Türklerin unutulmuş öyküsünü anlatıyor…


Zaman Yolcusu Türklerin izinde – Belgesel – Moğolistan 2013

Türkler… Sonsuz bozkırların çocukları… Doğudan batıya, durmaksızın, ışığın peşinde koşanlar… At üstünde geçen, destanlarla dolu, en az 4 bin yıllık öykünün kahramanları… Birbirinden farklı yüz ve ifadeler… Ama aynı dili konuşan insanlar..! Kim bu Türkler… Türk ismi ilk kez nerede ve kimler için kullanıldı? Orta Asya onların gerçek vatanı mı? Neden batıya göç ettiler? Geride kimler kaldı? Kimlere Türk deniyor..? Orhun Yazıtları’ndan, Yenisey kıyılarındaki Şaman ayinlerine… Kızgın Gobi Çölü’nden, eksi 20 derecedeki Tanrı Dağları’nın doruklarına… Uzmanlar, tanıklar, ve biraraya getirilen binlerce yıllık bulgular… “Zaman Yolcusu” 36 bin kilometre yol yaptı, 8 ülke gezdi, aktüel tanıklığını sürprizlerle dolu bir yol öyküsüne dönüştürdü..! Ahmet Yeşiltepe Orhun Vadisi’nden Buhara’ya Kadim Türklerin unutulmuş öyküsünü anlatıyor…


Tuva Respublikası – Belgesel

Üstte gök çökmedikçe,
Altta yer yarılmadıkça,
İli de töresi de devam edecek
Tuva Türklerinin…


The Land of Promise

The Republic of Tuva, with its eagles and blue and white mountain peaks covered with melting snow, is gorgeous. The beauty of the region leaves one restless with imagination. Tuva is a testament to the cultural wealth of the people — it is embodied in tradition.The main city, Kyzyl, is far from picturesque and is isolated from the rest of Russia by the mountains, situated in the middle of the Asia.
read more : http://karel.hlobil.com/siberia

East_Sayan - Copy


The Valley of Kings reveals its secrets

The ceremonial opening of the second field season of the archaeological and geographical expedition of Russian Geographical Society “Kyzyl-Kuragino” took place on 8 June 2012 in the camp “The Valley of Kings”(the Republic of Tyva, Kyzyl).

In view of tragic events which had happened in the republic the day before, the ceremony began with a minute of silence. President of the Society S. K. Shoigu for reasons beyond his control was not able to be present at the opening of the second season.
see more: http://int.rgo.ru/news/the-valley-of-kings-reveals-its-secrets/

Tuva - Tyva

Tuva – Tyva

The panther of Tuva

The panther of Tuva


Tuva, Beautiful and Mysterious…

Tuva is a small republic in the heart of Asia – a region that is unique and extraordinary in its beauty and natural resources. It is there where you can find five geographical zones – from the Southern Siberia taiga forests to the Central Asia semi-deserts – and meet such neighbors as the inhabitant of mountain peaks, the snow leopard, and the “ship of the desert”, the camel.

Tuva enables you to travel across the alpine meadows, tundra, forest-steppe zone and deserts just in a day or two. Tuva has more than eight thousand lakes, 100 of which are the big ones. Its territory is a complex system of mountain ranges where the great river Yenisei is born, highlands, deserts and semi-deserts with valleys between them. The mountains are covered with taiga, but you can also come across completely bold and dazzling white rocks.

See more: http://int.rgo.ru/grants-news/tuva-beautiful-and-mysterious/

Tuvinian Girl

Tuvinian Girl


Kuragino-Kyzyl

In 2006, the Russian Federation Government approved an investment project to build a railroad Kuragino-Kyzyl which should connect the capital of the Tyva Republic with Kuragino transport node (the Krasnoyarsk region). This project is listed as one of the priority projects in the Russian Federation Transport Strategy until 2020, and it is vital for the social and economic development of Tuva.
See More: http://int.rgo.ru/expeditions/archaeological-and-geographical-expedition-kyzyl-kuragino/

Kuragino-Kyzyl

Kuragino-Kyzyl


Tuva: Shamans and Spirits

Clips from a moving documentary of the Foundation for Shamanic Studies’ 1993 expedition to help, at their invitation, the Tuvan peoples of Central Asia revive their shamanic traditions, nearly destroyed under Soviet Communism. Michael Harner offers commentary on shamanism and shamanic healing.


Chamanes de Tuva

Après des décennies de persécutions soviétiques, les chamanes de Touva reviennent glorieusement sur le devant de la scène. Depuis le début des années 90, cette petite république sibérienne au sud ouest de la grande Russie, aux accents plus mongols que slaves, re-découvre avec bonheur et de manière assez chaotique ses traditions, croyances et coutumes. Dans la capitale, Kyzyl, les centres chamaniques affichent la liste des rituels proposés et leur tarif. Les chamanes reçoivent dans leur cabinet de consultation aux heures de bureau et les clients font sagement la queue comme dans n’importe quel dispensaire. Maladies, malheurs, mal-être, malédiction, mauvais sort : toute la journée les diagnostics fusent, mais rapidement des solutions sont proposées. Car l’avantage avec les esprits, c’est que tout peut se négocier et se réparer. Kara Ool est le grand chef chamane du centre Adyg Eeren, le totem de l’Ours. Il est responsable d’une dizaine de chamanes qui vivent au centre. Tous ont des histoires personnelles complexes et sordides qui, de la folie à la misère, en passant souvent par l’alcoolisme, les ont menés à s’installer dans ce centre et à y trouver réconfort et stabilité. Ils y ont surtout trouvé un statut social : enfin, ils peuvent être reconnus comme chamane. Accéder à la fonction chamanique n’est pas un choix personnel, mais un appel des esprits ancêtres qui vont tourmenter le candidat élu jusqu’à ce qu’il accepte son destin et devienne leur intermédiaire auprès des vivants. La cure thérapeutique est une négociation avec les esprits rendue possible par le don spécial du chamane, qui lui seul peut leur demander la réparation du mal. Le chamane n’est rien, ont-ils l’habitude de dire, seuls les esprits ont du pouvoir. Depuis quelques temps, des occidentaux viennent aussi leur rendre visite. Certains veulent devenir chamanes, d’autres ont des problèmes à régler, mais dans les deux cas, la confrontation culturelle ne va pas de soi. De nombreux malentendus persistent quant à la fonction même du chamane et sa cure thérapeutique. Des deux côtés des ajustements sont nécessaires pour que la rencontre puisse se faire malgré tout. Certains chamanes vont même jusqu’à adapter leurs pratiques pour répondre aux besoins de leurs nouveaux clients et apprentis potentiels. La rencontre du New Age et des pratiques ancestrales donne un chamanisme épuré des contingences culturelles qui tend à un chamanisme universel. La république de Touva deviendrait-elle un nouveau lieu touristique, mêlant spiritualité et exotisme? Cet article propose de le découvrir. Laetitia Merli, Reporter et réalisatrice de documentaires Docteur en Anthropologie, Spécialiste du Chamanisme en Mongolie et en Sibérie

Voir plus : http://picturetank.com/v2/?module=site&action=displayContactSheet&randomId=755de4c54c42d66b462711bf77d241f0&lang=fr&infoSet=o&orderSet=o&publicLanguagesOnly=1

Rituel pour l'éclipse solaire par le Chaman Tatiana.

Rituel pour l’éclipse solaire par le Chaman Tatiana.

Rituel pour l'éclipse solaire par le Chaman Tatiana

Rituel pour l’éclipse solaire par le Chaman Tatiana

Le Chaman Yury Nikolaevich Orchak dans son bureau en plein rituel.

Le Chaman Yury Nikolaevich Orchak dans son bureau en plein rituel.


Shamans of Tuva

Shamans of Tuva. With the split of Soviet Union spiritual and religious practices used to arise in former Soviet republics. New forms of traditional practices appeared to be, forms never existed before. Today practicing shamans in Tuva are organised into several competitive societies. They are officially registered to the state as practicing religious organisations, they pay taxes, have they own office, secretary and stuff, receive their clients to the cabinets of former state medical clinics. One of the most interesting and marginal societies between them- “Adyg Eeren” (“Spirit of Bear”) is located to the former clinic of the capital of Republic Tuva- Kyzyl. The chief of the society, shaman named Adyg- Tulush Kara-ool Dopchun-oglu is one of the descendors of an ancient tuvinian clan of bear. Each shaman in Adyg- Eeren is a caracteristic personality with it’s own unique history. Among others the only russian shaman in Tuva Dmitry Markov practicing to Adyg- Eeren. The report includes a number of events: ritual for the solar eclipse, ritual for calling of spirits at Kaa- Hem (Valley of Ancestors) at Maly Enisey river, healing of german tourist, healing of french anthropologist Laetitia Merly. Also- ritual of “cleaning” the car, shamans playing chess, working meeting of the group and issuing a “card of shaman”, medical examining of shamans by the doctors of the city clinic. The report was done in collaboration with a french anthropologist, specialist on contemporary shamanism, Doctor Laetitia Merly. The events took place to capital of republic of Tuva, town of Kyzyl in August 2008
See More: http://picturetank.com/v2/?module=site&action=displayContactSheet&randomId=755de4c54c42d66b462711bf77d241f0&lang=en&infoSet=o&orderSet=o&publicLanguagesOnly=1

Chief of Adyg- Eeren, shaman Adyg- Tulush Kara-ool Dopchun-oglu doing a ritual in his office

Chief of Adyg- Eeren, shaman Adyg- Tulush Kara-ool Dopchun-oglu doing a ritual in his office

Ritual of calling for spirits at Kaa- Hem (Valley of Ancestors) at Maly Enisey river. Drying and warming up a ritual drum before the ritual.

Ritual of calling for spirits at Kaa- Hem (Valley of Ancestors) at Maly Enisey river. Drying and warming up a ritual drum before the ritual.

Ritual shamanic drum between "Nivea" and "Adidas" in the offices of Adyg- Eeren

Ritual shamanic drum between “Nivea” and “Adidas” in the offices of Adyg- Eeren


TYVA: THE SOUNDS OF NATURE – Documentary

TYVA: THE SOUNDS OF NATURE

Sean Quirk came to Tyva to study the local phenomenon of throat singing 8 years ago and stayed in Kyzyl. He fell in love with a local woman and got used to a shabby Russian car. Elizabeth Gordon came to Tyva from Australia, to collect material for her thesis on womens’ throat singing in Tyva. Let’s find out what attracts people from around the globe to Tyva and what makes them stay in this ancient land of music, nomads and austere nature.

http://huunhuurtu.wordpress.com/

huun-huur-tu

huun-huur-tu


SHAMANS OF SIBERIA – Documentary

In windswept Siberia, shamans have for generations cured illnesses without touching their patients, sung with their diaphragms and controlled the weather. Some can travel over long distances and even levitate, hovering above the birch trees. They regularly communicate with kind and evil spirits. One of them, Tyurgen, manages to balance shamanism with life in industrial Chelyabinsk. Apart from his spiritual activities, he practices a unique musical style – electronic music with folk instruments, throat singing, and folklore-inspired lyrics. We also meet a doctor of anthropology who explains what really goes on in a shaman’s brain when he is in a trance state.

Flight of Shaman - painted by Ginny Hogan

Flight of Shaman – painted by Ginny Hogan


THE SPIRIT OF BAIKAL – Documentary

Lake Baikal is the world’s biggest, oldest and deepest lake, and many are entranced by the mysteries that surround it, including richly-dressed shamans, laconic Buddhist monks and Orthodox ‘Old Believers’. It also attracts leading international scientists who explore the region’s ecology and hope to explore the origins of the universe by detecting neutrinos beneath its surface. RTDoc explores some of the ancient beliefs of the Buryat people that have lived alongside the lake for countless generations, and joins the researchers that study Baikal using scuba equipment and ultra-light aircraft. Is there something supernatural about the placid lake and its serene surroundings, or is this simply, as physicist Nikolay Budnev puts it, “an intricate combination of exceptional natural factors”?

 Lake Baikal - Photo taken by Matthieu Paley

Lake Baikal – Photo taken by Matthieu Paley


TYVA – Documentary

Intrepid explorer Mark Ames continues his journey around Russia with a trip to the republic of Tyva. Bathing in the healing salt lakes, witnessing sacred shaman rituals and even testing his mettle in a local wrestling competition. Discover the secrets to be found when you step off the beaten path on RTDoc.


TYVA’S TREASURE – Documentary

TYVA’S TREASURE

A mountain people with their own unique culture and traditions. A land of Warriors, Farmers and Shamans. A place where Russia’s eastern Border meets the geographical heart of Asia.
Kalinool likes to discover hidden treasures in the mountains of Tyva. They are rich for mineral resources and are covered in cryptic engravings made thousands of years ago.
The twenty first century scientist doesn’t go on an expedition without asking his lama for spiritual guidance. Find out about this and other contradictions of Tyva on RTDoc.

TYVA

TYVA